Çocuklar evden gidince

Öğrenciler yeni bir eğitim öğretim dönemine başladılar.

Bu aralar üniversitelerin de açılma vakti, bazıları açıldı bazıları da açılmak üzere.

Eskiden üniversiteler kişiye meslek, vizyon ve prestij kazandırırdı.

Çocuğu üniversitede okuyacak olan ana babalar da vaktiyle benim babamın da bana söylediği gibi “sen yeter ki oku evladım, ben gerekirse sırtımdaki gömleği satıp seni yine de okuturum” diyerek onlara destek olmaya çalışırlar.

Dersleri ve sınavları bir kenara koysak bile yurt bulma güçlüğü, bulunan yurdun niteliği, kitap parası, yiyecek içecek parası, evladını kurda kuşa yem etmeden mezun edebilme çabası gibi yorucu ve yıpratıcı sürecin sonunda bir diploma alınıyor ama gelin görün ki onun da kıymeti kalmadı.

Günümüzde çoğu üniversite sadece diploma kazandırıyor. Çünkü artık çoğu üniversiteye girmek için baraj bile yok, isteyen herkes mutlaka bir üniversiteye kayıt yaptırabiliyor. O üniversiteler ise maalesef öğretim üyesi niteliğine haiz olmayan okutmanlar ile dolu. Üniversitelerin kalitesi konusunu detayları ile başka bir yazının konusu yapmak üzere burada bırakalım.

Umut edelim ki emek veren çocukların ve ailelerinin bu emeklerinin karşılığını alabileceği günler yakın olsun.
Bu umutla biz de bugün oğlumuzu üniversitesinin yurduna yerleştirdik.

Doğup büyüdüğü ve yaşadığı kentten uzakta bir üniversitede okuyan gençler için ailesinden, memleketinden ayrılma vaktidir.

İkinci veya daha üst sınıflarda okuyanlar için alışkanlıktır belki bu ayrılık ama ilk defa ayrılacaklar için yeni bir başlangıçtır.

Artık büyümüştür, üniversiteli olmuştur, bu durum o gence başka bir gurur verir. Hele hele kendini ispat ederek istediği bölümü kazanmış ise başı dik bir şekilde ayrılır ve yeni bir yaşama merhaba der.

O merhaba başka bir duygudur.

O duyguyu 1986 yılında giden olarak yaşamıştım ama bugün oğlunu üniversiteye gönderen bir baba olarak yaşıyorum.

İkisi aynı şey değil.

Gitmek mi zor kalmak mı diye sorarsanız gidenin ardında kalakalmak çok daha zor.

Her şey onlar için diyerek, gözlerinin içine bakarak büyüttüğümüz çocuklarımız artık birer erişkin olarak kendi yollarını çiziyorlar.

Hepsinin yolları bahtları açık olsun, ülkeye millete faydalı birer fert olsunlar diye ediliyor dualar.

Bizim dualarımız da aynı şekilde.

Evet bizim çocuk bugün evden gitti. Hüzünlü ve boynu büküğüz ama bir o kadar da mutlu ve gururluyuz.
İşte bu yoğun duygular içinde bu hafta sizlerle paylaşmak istediğim yazı da çocukların evden gitmeleriyle ilgili:

Çocuklar bir gün evden giderler…

Bir şekilde, bir nedenle, öyle gerektiği için, öyle olduğu için giderler…

Gözlerinde hayata karşı bir heves, omuzlarında ince bir ağırlık, ellerinde uçarı bir telaş.

Kapıyı çekip giderler…

Çocuklar evden gidince, ev de sizden gider biraz.

Sabah kızaran ekmeğin kokusu, ütünün buharı, bir türlü şekle girmeyen saçlar, kapıdan çıkarken aceleyle öpülen yanaklar gider…

Antrede biriken ayakkabılar, teki kaybolan çoraplar, yatağın üstündeki elbise yığınları gider.

Saatler sanki bir yerlerde durmuş gibi olur. Hayatınız hasreti kuşanmış mevsimsiz bir ülkeye benzer bir zaman…

Çocuklar evden gidince;

Ansızın yapılan şakalar, vakitsiz istenen yemekler, pencere önünde beklediğiniz günler geceler gider...

Artık kapının önündeki ayak seslerini duymazsınız,

Sokaktan geçen simitçiye seslenen kimse yoktur.

Arka odadan yükselen müzik sesi, banyodaki parfüm kokusu, ortasından sıkılmış diş macunları anılarınızda kalır.

Mutfak masası çoktan unutmuştur sıcacık ve neşeli sohbetleri.

Fırında patatesin tadı eskisi gibi değildir artık,

Kareli yatak örtüsünde izi kalmıştır sevinç veya hüzünle dökülen genç gözyaşlarının…

Çocuklar evden gidince;

“Annem duymasın”lar, “babamı idare et”ler, “ben zaten biliyorum”lar, “ben çocuk muyum”lar, “beni anlamıyorsunuz”lar, “amma meraklısınız”lar el ele tutuşup hep birlikte giderler...

Onlar olmadığı zaman da “ben ne giyeceğim”ler, “arkadaşımda kalacağım”lar, “arkadaşlarımla çıkıyorum”lar peşi sıra ortalıktan kaybolurlar…

Çocuklar bir gün evden giderler;

Giderken yüreğinizin bir parçasını da yanlarında götürürler…

Onda kalan parçada sizden o kadar çok şey vardır ki, onlar bunu bilirler.

Aldıkları her kararda, yaşadıkları her yol ayrımında, her sevinçlerinde ve her acılarında fark ederler bu eşsiz bilgiyi.

Yeter ki onların yaşam pınarlarına hayat veren kaynağın suyu berrak, hikmeti bol olsun.

Yeter ki sizden doğup hayatın içine akan bu pınar ırmak olsun, nehir olsun ve en doğru yönü bulsun...

Evet çocuklar bir gün giderler, ama gelecekleri yolu da asla unutmazlar.

…   

Tüm öğrencilere yeni eğitim öğretim döneminde başarılar, evinden ayrılarak başka şehirlere giden tüm evlatlara kolaylıklar ve bir ressamın “çocuk büyütmek” adını verdiği bir görsel ile herkese sağlıklı, mutlu ve huzurlu güzel günler dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alim Erken - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

07

Sedat Koçak - Alım kardeşimle yakın yıllarda bu amaçla bizimde gitmişligimiz olmuş olup,ne tesadüf ki bu yıl çocuklarımizda gelecekleri için evden ayrilmıştır Duygularımıza tercüman olan arkadaşıma teşekkür ederim.Köşesine kalemiyle kişiliğiyle yakıştığını düşünüyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ekim 22:16
05

Şafak Arslan - Müthiş güzel bir yazı.Benim oğlumda 3 Ekimnde Üniversiteye başlayacak.Çok duygulandım.Teşekkürler bu duygulu güzel yazı için.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Eylül 11:02
04

Hacer Arslan - Alim bey ne güzel yazmışsın yüreğine sağlık çok doğru dualarımız evlatlarımıza. Enguzel mevki ve makam lara ulaşırlar lar inşallah ?❤️

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Eylül 10:37
03

Melike - Alim abi beni ağlattın o kadar diyebiliyorum.Bu duygular ancak bu kadar güzel ve doğru anlatılabilir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 16:42
02

İzmir Den Sevgiler - Çok samimi, sıcak ,duygu dolu yazı için teşekkürler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 16:25
01

Ankara Dan Selçuk - Kısa öz ve net bir dokunuş olmuş.

Tüm insanlarımızın bu mutlu duyguları yaşaması dileğiyle.

Yazımlarınızın devamını bekleriz. Saygılar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 10:29