Geldi

Zaman çok çabuk geçiyor. Çok uzak görünen tarih önümüze çıktı, geldi. Aslında biz de o tarihin bir an önce geleceğini iyi biliyorduk ama çaresizlikten, çözümün zorluğundan daha vakit var diye ihtiyaçları zorunlu olarak öteliyorduk.

Evet, vakit geldi. Sevimsiz kara kış geldi. İçi de kendi gibi kara ve soğuk.

Niçin kara kışı daha vakit var diye öteliyorduk. Kolay mı yaşam? Önce evi ısıtacaksın. Evet, ev tam ısınmasa da olur da ah şu erzak işi yok mu? Asıl işin zorluğu bu, nasıl olacak bu.

Fiyatlar dün başka bugün başka. Başımız dönüyor. Fiyatlara ulaşamıyoruz. Halk diliyle “Fiyatlar el yakıyor.”

Her yerde, her istediğin ürün var diyorlar. Evet, ürün olsa da biz bakıyoruz. Satıcıya avuçtaki parayı uzatırken satıcıdan utanıyoruz. Gündüz gözüyle gidilen pazarlara akşam karanlığında yola düşüyoruz. Belki biraz daha ucuz olur diye.

Pazarcı kardeş de öğrenmiş bizim bu anlamlı pazar ziyaretlerimizi. Akşam karanlığında, pek kimsenin görülmediği semt pazarları nedense günün bu saatlerinde daha da kalabalık? Hem de çok kalabalık. Neden kalabalık? Evet, dostlar herkes cebine göre hareket ediyor. Onlar da bizim gibi düşünüyor. ''Nerde ne uygun?'' diye hareket ediyor. Akşam karanlığında Pazar arabasıyla değil koynumuzda sakladığımız bez torbayla yola düşüyoruz. Sağımıza solumuza bakarak tanıdıklara görünmeden Pazar işini bitirmek istiyoruz.

Şimdi bugünlerde pazar alacak listemizi biz belirlemiyoruz. Pazar belirliyor. Biz pazarda uygun olanı almaya çalışıyoruz. Belki de portakal vb meyveyi almadan bu yılda, onların sezonu bitip gidecek. Biz bu durumu geçen yıl da yaşadık. Alıştık artık bu duruma.

Nerde kaldı o eski sıcak kış günleri? Özgürce sokakta oyunlar oynadığımız kış geceleri. Sokak lambasının sarı ışığında oynadığımız kartopu oyunlarımız. Nerde? Sokak dönüşü önümüze konulan sıcak çorbalar nerde? Tarhana çorbası nerde

Her şeyi çabuk unutuyoruz. Hayat zorlaşıyor. Cep varlığımız sürekli azalıyor. Gelir belli. İhtiyaçlara ise erişim için maddi güç gerek.

Nasıl olacak bu kış? Herkes bekleyin diyor. Kışın sonu bahar diyorlar. Nasıl yapalım? Aç ve soğuk bir ortamda.

Bugünlerde hayat o kadar zor ki fırına ezile büzüle gelen kişi, önce sağına soluna bakıp, yutkunan kısık bir sesle ''Askıda ekmek var mı?'' diye soruyor.

Anne okula giden çocuğun beslenme çantasını hazırlamakta çok zorlanıyor. Baba eline avucuna bakan çocuğunun yüzüne bakamıyor.

Geçer bu günler, zor da olsa geçer. Kışın sonu bahar. Üzülme karagözlü. Nasıl geldi ise kara kış, o da geçip gidecek. Bahar geldiğinde ise zorluklar unutulacak. Yeni umutlar yeşerecek. Biz inanıyoruz. Hayat önümüzdeki bahar bugünden güzel olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Demirci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

05

Uğur Demir - Hocam hayırlı olsun Türkiye’nin özeti Vah yaşamak

Çok zor…

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 22:50
03

Ali Kılıç - Merhaba müdürüm öncelikle hoş geldiniz sizi burada görmek sevindirici yüreginize saglık..

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 09:13
02

Recep Arıkan - Önümüzdeki baharın günümüzden güzel olması dileklerimle…

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 14:00
01

Ramazan Demi̇rci̇ - Sayın hocam siz de hosgeldiniz yazilarimizi ariyorduk,başarılar diliyoruz.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 12:46