Hayatımdan bir kesit

Cumartesi günü Halk TV’de Serhan Asker’in Görkemli Hatıraları programında Haydarpaşa Garı’nı anlatıyordu…

Ankara’ya trenle gidiyordum.  Haydarpaşa Garı’na gittiğim zaman, tarihi dokusunu içime çekmeyi, camlardaki vitrayları incelemeyi özellikle tarihi lokantasında soğuk tekel birasını içmeği hatırladım, anılarım canlandı. Tren tam saatinde kalktığında, camdan herkes sevdiğine el sallıyordu, beni kimse geçirmediği için hüzünleniyordum.

O zaman Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’nde öğrenciydim. Trenle ne zaman yolculuk yapsam camdan ben de tanımadığım insanlara el sallayıp anın mutluluğunu yaşıyor, tatmin oluyordum.

Haydarpaşa Garı’nın restorasyonunun bir an önce tamamlanıp halkın kullanımına açılmasını dört gözle bekliyoruz.

İzmit’e eşimin tayini çıktı, evimizi tuttuk. Oğlum olmuştu, kırk günlüktü İzmit’e geldi. Yürümeyi konuşmayı burada öğrendi. Burada ilk arkadaşları oldu, burada ilkokula, ortaokula liseye gitti.

Kendisine, ‘’Nerelisin’’ diye sorsalar ‘’İzmitli’’ der.  Biz ailecek İzmit’li olduk, İzmit’i sevdik.

Eşim bankada çalıştığı için, hafta içi birlikte olmamız vakit geçirmemiz zor olmasına rağmen, oğlumuzu sevgi ortamında büyütüyorduk. Birimiz üzülse hepimiz üzülüyorduk, sevinçlerimizi hep birlikte yaşıyorduk.

Eşimin emeklilik zamanı geldiğinde, emekli oldu. Ben çalışmaya devam ediyordum. Haydarpaşa Garı’nda nasıl üzüldüğümü daha önce eşime anlatmıştım. Onun beni sabahları işe giderken geçirmesi, işten eve geldiğimde güler yüzle karşılaması, mutlulukların en güzeli olsa gerek.

Okulda devamlı ‘’Nasılsın?’’ diye sordukları zaman ‘’ÇOK İYİYİM’’ diyordum. ‘’Nedeni nedir?’’ diye sorduklarında, ‘’EVDEKİ HUZUR’’ diyordum.

Aklıma rahmetli Nurettin Başol’un bir tekerlemesi geldi. Yemekli toplantılarımızda kendisinden bu tekerlemeyi söylemesini isterdik. Bizleri kırmaz, tekerlemeyi söylerdi.

Karın çirkinse ne işin var cenaze evinde, cenaze senin evinde, gir ağla çık ağla.

Karın huysuzsa, sinirli asabiyse ne işin var cephede, cephe senin evinde gir savaş çık savaş.

Karın, güzelse ne işin var düğün evinde, düğün senin evinde, gir oyna çık oyna.

Ben çirkin ve huysuz kadın olmadığını, tüm kadınların çok güzel olduğunu düşünüyorum.

Herkesin benim kadar mutlu olmasını dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Çetinaslan - Mesaj Gönder

# izmit

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Çançalar - Aykut’um sen bu yazma işini benimsedin devam et destekliyorum, arada bizimle ilgili anılarına da yer vereceğini umuyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 16:02