Türkiye bağırsaklarını temizleyebilecek mi?

Mutfak alışverişine giden askerlerin kendisine suikast düzenleyeceği iddiası ile TSK’nın Kozmik Odası’nı, FETÖ terör örgütünün hâkim ve savcılarına açan AK Parti hükümetinin Başbakan Yardımcısı, gazetecilerin kendisine sorduğu soru üzerine “Türkiye Bağırsaklarını temizliyor.” demişti.

FETÖ terör örgütünün, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gizli belgelerini ele geçirmek amacı ile böyle bir oyun oynadığına sonradan ülkece tanık olduk. Ne yazık ki, AK Parti hükümeti de bu oyuna kanarak ülkenin önemli sırlarının terör örgütünün eline geçmesine alet olmuştu.

Kısa bir hatırlatma yaptıktan sonra gelelim günümüze, yakın bir zaman önce bir dönem AK Parti iktidarının yılmaz savunucusu olan, seçimlerde AK Parti lehine mitingler yapan, muhalefeti tehdit eden, bazı AK Partili siyasetçiler ile yakın ilişki içinde olan suç örgütü lideri Sedat Peker’in sosyal medya kanalı ile önemli görevlerde bulunan kişiler ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Sedat Peker; siyasetçi, bürokrat ve iş adamı kisvesi altında delil ve yer göstererek, yapılan yolsuzlukları anlatmasına rağmen, gazetecilerin, sanatçıların ve çevrecilerin peşinde koşturulan savcıların hala soruşturma açmamaları düşündürücüdür.

İçerden birinin sebebi ne olursa olsun bir şeyler söylemesi, benim için önemlidir. Çünkü söylenen şeylere bu kişi ya tanık olmuştur. Ya da suç ortağıdır.

Gerçi ülkemizde yapılan yolsuzluklar geçmişten bugüne kadar çok da gizli yapılmamış, yasa dışı suç örgütleri açıkça suçun durumuna göre organ mafyası, ihale mafyası gibi örgütlendiği günlere de tanık olmuştuk.

Sayısal ve maddi olarak en büyük yolsuzluklar, kamu ihaleler üzerinden yapıldığı yadsınamayacak kadar bir gerçektir. Geçmiş iktidarlar bu konuda zaman zaman etkin mücadele yapmalarına rağmen ne yazık ki, sonuca ulaşamamışlardır.

Geçmiş iktidarlar döneminde kamu ihalelerinin açık ve şeffaf yapılabilmesi için kamu ihale kanunu üç defa yeniden yazılmış, en ucuz teklif yerine en uygun teklifi bulmak için puanlama sistemi bile getirilmiş ancak yine de başarılı olunamamıştır.

En son Avrupa Birliği’nin önerisi ile bugün yürürlükte olan açık ve şeffaf ihale yöntemini getiren 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çıkartılmıştır. 01.01.2003 yılında yürürlüğe giren bu kanun ne yazık ki, AK Parti tarafından birçok değişiklik yapılarak, yapılış amacından uzaklaştırılmıştır.   

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar ile mücadele sloganı ile iktidara gelen AK Parti iktidarı öyle anlaşılıyor ki, yolsuzluk sarmalının içine iyice girmiş, bu sarmaldan kurtulmak yerine iddiaların üzerini örtmeye çalışması, bu yolsuzlukların içinde olduğu görüntüsü vermektedir.

Otel sahibinin Kültür ve Turizm Bakanı, hastane sahibinin Sağlık Bakanı, özel okul sahibinin Milli Eğitim Bakanı yapılması, ihale kanunundaki açık ihale maddesinin kısıtlanması, rüşvet alanların çekindiği vergi usul kanunundaki ‘nereden buldun’ maddesinin kanundan çıkartılması yolsuzlukların artmasına neden olduğu açıktır.

Türkiye, bütün organlarını saran bu pislikten kurtulacak mı? Bu defa gerçekten vücuduna yerleşen bu pisliği atabilecek mi? Bir başka deyişle bağırsaklarını temizleyecek mi? Dürüst insanları tenzih ederek siyasetçi, bürokrat ve iş adamı üçgeninde oluşan ve milletin parasını küçük bir azınlığa peşkeş çeken bu rüşvet ve yolsuzluk zincirini kırabilecek mi?

Bunun için öncelikle siyasi irade gerekir. Bugün iktidarda bulunanlar yirmi yıldır bu iradeyi ne yazık ki gösterememiştir. Daha da ötesi yasalarda yolsuzlukların önünü açan değişiklikleri yapan bu iktidarın bu iradeyi gösterebileceğini de olası görmüyorum.

Bu pislik hiçbir pisliğe bulaşmamış kadrolar tarafından ancak temizlenebilir. Bu kadroların binlercesi inanın ki bu ülkede var. Öncelikle de bu kadroları iş başına getirecek siyasi iradeyi, iş başına getirecek milletin iradesi gerekmektedir.

Millet iradesini; dürüst, ülkesini düşünen, geleceğini eşit ve adil bir dünyada gören, ötekini anlayan, dinleyen, konuşmayı ve uzlaşmayı önceleyen, tüm farklılıklarımız ile birlikte Türkiye’de yaşayabileceğine inanan, eylemleri ve söylemleri ile sevgi ve saygıyı destekleyen biri için kullanacağını umut ediyorum.

Aksine durum ise bu ülkenin yüz yılda kendini var ettiği ve işgale uğramış bir toprak parçası olmaktan özgür bir ülke olmaya geçişini sağlayan tüm değerleri, ikinci yüz yılın başında çöpe atmak olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Servet Alparslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.