Depremlerde ortopedik yaralanma yaşayan hastaların tedavisi

Depremlerde ciddi ortopedik yaralanmalar yaşayan hastaların tedavisi için gerekli malzemeler nelerdir?
Deprem sonrasında ciddi ortopedik yaralanmalar geçiren hastaların tedavisi için gereken malzemeler, özellikle hasarın şiddeti ve türüne bağlı olarak değişebilir. Ancak, ortopedik travmanın tedavisinde yaygın olarak kullanılan bazı malzemeler şunlardır:

İmmobilizasyon cihazları: Bu, etkilenen eklem veya vücut bölgesini hareketsiz hale getirmek için kullanılan ateller, alçılar veya korseler gibi cihazları içerir ve daha fazla hasarı önlemeye yardımcı olur.

Cerrahi aletler: Cerrahi işlem gerektiği durumlarda, çeşitli cerrahi aletler işlemi gerçekleştirmek için gereklidir.
Görüntüleme ekipmanları: Hasarın yaygınlığını ve tedaviyi yönlendirmek için X-ray, CT taraması veya MRI makineleri gibi görüntüleme ekipmanları gerekebilir.

İlaçlar: Ağrı kesici ilaçlar, enfeksiyonları önlemek veya tedavi etmek için antibiyotikler gibi ilaçlar gerekebilir.
Rehabilitasyon ekipmanları: Hastanın durumu istikrar kazandıktan sonra, egzersiz makineleri, ağırlıklar ve hareketlilik yardımcıları gibi rehabilitasyon ekipmanları gerekebilir, böylece hasta hareket kabiliyetini, güçsüzlüğünü ve işlevselliğini yeniden kazanabilir.

Tıbbi malzemeler: Gazlı bezler, pansuman malzemeleri ve temizleme solüsyonları gibi çeşitli tıbbi malzemeler yarayı yönetmek ve enfeksiyonu önlemek için gereklidir.

Kişisel koruyucu ekipman: Sağlık hizmeti sağlayıcıları, enfeksiyonu önlemek ve hastayı tedavi ederken kendilerini korumak için eldiven, önlük ve maske gibi uygun KKE kullanmalıdır.

Genel olarak, deprem sonrası ortopedik travmadan kaynaklanan yaralanmaların tedavisi için gereken malzemeler oldukça kapsamlı olabilir ve etkili bakım sağlamak için çok disiplinli bir sağlık profesyoneli ekibi gerektirebilir.

Ciddi kırıklar için gerekli implant ekipmanları neler olur?

Ciddi kırıklar için gereken implant ekipmanları, spesifik kırık türüne ve hastanın bireysel ihtiyaçlarına bağlı olarak değişebilir. Ancak, ciddi kırıklar için yaygın olarak kullanılan bazı implant ekipmanları şunları içerebilir:

Vidalar: Vidalar, kemik parçalarını bir arada tutmak için kullanılır ve titanyum veya paslanmaz çelik gibi çeşitli malzemelerden yapılmış olabilir.

Levhalar: Levhalar, vida ile kemiklere tutturulan metal implantlardır ve kırıkları stabilize etmek için kullanılır.

Çubuklar: Çubuklar, genellikle femur veya tibia gibi uzun kemik kırıklarını stabilize etmek için kullanılır. Kemik içine yerleştirilir ve vidalarla sabitlenir.

Çiviler: Çiviler, kırığı sabitlemek için cilde ve kemiklere yerleştirilen ince metal çubuklardır.

Eksternal fiksatörler: Eksternal fiksatörler, vidalar ve teller kullanılarak kemiklere bağlanan metal çerçevelerdir. Kırığı dışarıdan stabilize etmek için kullanılır ve kırık karmaşık ise veya hastanın durumu istikrarsız ise sıklıkla kullanılır.

İntramadüller çiviler: İntramadüller çiviler, kırığı stabilize etmek için kemiklerin boş merkezine yerleştirilen metal çubuklardır. Genellikle uzun kemik kırıklarında kullanılır.

Genel olarak, ciddi kırıklar için gereken implant ekipmanları, spesifik yaralanmaya ve hastanın bireysel ihtiyaçlarına bağlı olarak değişecektir. Ortopedik cerrahlar, hastanın durumu ve kırık türüne göre uygun implant ekipmanlarını belirleyecektir.

Yukarıda yazılmış olan ürün grubu depremden koruma amaçlı nasıl bir yerde nasıl muhafaza edilebilir?

Bu tür ürünlerin depremden koruma amaçlı saklanması, ürünlerin cinsine ve miktarına göre değişebilir. Genellikle, depolama alanı düzgün bir şekilde planlanmış ve deprem güvenliği sağlanmış bir yapıda olmalıdır.
Depolama alanı, ürünlerin nem, sıcaklık ve diğer zararlı çevresel etkilere karşı korunmasını sağlamak için uygun bir şekilde havalandırılmalıdır. Depolama alanında ayrıca uygun raf sistemleri veya saklama kutuları kullanılmalıdır. Ürünlerin depolanması sırasında, kutular veya rafların kolayca düşmemesi veya devrilmesi için sabitlenmesi gerekebilir.

Ayrıca, depremden koruma amaçlı depolama alanı, deprem sırasında ürünlerin güvenli bir şekilde muhafaza edilmesini sağlamak için de tasarlanmalıdır. Bu amaçla, depolama alanında sarsıntıları önlemek için dolaplar veya rafların sabitlenmesi veya deprem sırasında ürünlerin düşmesini önlemek için ürünlerin sabitlenmesi gibi tedbirler alınmalıdır.

Son olarak, depremden koruma amaçlı depolama alanında, ürünlerin kolayca erişilebilir olması ve depolama alanının düzenli olarak bakımının yapılması için uygun bir düzenleme yapılması önemlidir.

Depremlerde en yaygın görülen ortopedik yaralanmalar nelerdir? 

Kırıklar: Bu, deprem mağdurlarında görülen en yaygın ortopedik yaralanmadır. Kol, bacak ve omurgadaki kemikler, düşen enkaz, çöken binalar ve diğer travmalar nedeniyle kırılabilir.

Yumuşak doku yaralanmaları: Bu, kaslar, tendonlar ve bağlardaki yaralanmaları içerir ve ağrı, şişlik ve sınırlı hareketliliğe neden olabilir.

Ezilme yaralanmaları: Ağır nesneler vücuda düştüğünde, kaslara ve diğer yumuşak dokulara ciddi hasar verebilir ve ezilme sendromu adı verilen bir duruma neden olabilir.

Çıkık: Omuz ve kalça gibi eklemler, depremin etkisi nedeniyle çıkabilir.

Omurilik yaralanmaları: Ciddi vakalarda depremler, omurilik yaralanmalarına neden olabilir, bu da felç veya diğer nörolojik hasarlara yol açabilir.

Travmatik amputasyonlar: Düşen enkaz veya çöken binalar, uzuvların travmatik amputasyonuna neden olabilir.

Önemli bir not olarak belirtmek gerekir ki, deprem mağdurlarında görülen belirli türdeki ortopedik yaralanmalar, depremin konumu, şiddeti ve süresi, etkilenen bölgedeki yapı kodları ve inşaat standartları gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.

Depremlerde ortopedik yaralanma yaşayan insanların fiziksel sınıflandırması nasıl olur?

Depremlerde ortopedik yaralanma yaşayan insanların fiziksel sınıflandırması, yaralanmanın türüne, şiddetine ve etkilendiği bölgeye göre değişebilir. Bununla birlikte, genellikle yaralanmalar, aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir:

Minimal yaralanma: Bu tür yaralanmalar, yaralanmanın hafif olduğu durumlarda meydana gelir. Örneğin, burkulma veya hafif çizikler gibi yaralanmalar bu kategoriye girer.

Hafif yaralanma: Bu tür yaralanmalar, kemiklerin çatlakları veya kırıkları gibi daha ciddi yaralanmaları içerir. Bu tür yaralanmalar genellikle ilaçlar ve fizik tedavi ile tedavi edilebilir.

Orta yaralanma: Bu tür yaralanmalar, kırıkların daha ciddi olduğu ve ameliyat gerektirdiği durumlarda ortaya çıkar. Bu tür yaralanmaların tedavisi daha uzun sürebilir.

Ciddi yaralanma: Bu tür yaralanmalar, felç veya uzuv kaybı gibi ciddi sonuçlara neden olabilen omurilik yaralanmaları veya açık kırıklar gibi ciddi yaralanmaları içerir. Bu tür yaralanmalar acil tıbbi müdahale gerektirir ve tedavi süreci oldukça uzun olabilir.

Depremde açık yarası olan hastanın enfeksiyon riski nedir? Nasıl önlenebilir?

Depremde açık yarası olan hastalar enfeksiyon riski altındadırlar. Deprem sırasında veya sonrasında yaralara kirli su, toprak veya diğer kirleticiler bulaşabilir. Bu nedenle, enfeksiyon riskini azaltmak için yaralara mümkün olan en kısa sürede uygun bir şekilde müdahale etmek önemlidir.

Aşağıdaki önlemler enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir:

Yaraların Temizlenmesi: Yaraların su ve sabunla temizlenmesi enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, yaraları antiseptik solüsyonlarla temizlemek de enfeksiyon riskini azaltabilir.

Antibiyotiklerin Kullanımı: Antibiyotikler, yaralardaki bakterileri öldürerek enfeksiyon riskini azaltabilir. Ancak, antibiyotik kullanımının uzun süreli kullanımı ve gereksiz kullanımı antibiyotik direnci gelişimine neden olabilir.
Bandajların Değiştirilmesi: Yaraların temiz tutulması ve kuruması önemlidir. Bu nedenle, bandajlar düzenli olarak değiştirilmelidir. Bandajların değiştirilmesi sırasında ellerinizi yıkamayı unutmayın.

İşlevsel Hijyen: El hijyeni, enfeksiyon riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır. Yaralara müdahale ederken, ellerinizi sabun ve suyla yıkayarak enfeksiyon riskini azaltabilirsiniz.

Yaraların İzlenmesi: Yaraların enfeksiyon belirtileri açısından izlenmesi önemlidir. Kızarıklık, şişme, ağrı, ateş veya irin gibi belirtiler varsa, enfeksiyon olasılığı yüksektir. Bu durumda, sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.
Sonuç olarak, depremde açık yarası olan hastalar enfeksiyon riski altındadır. Ancak, yaralara mümkün olan en kısa sürede uygun bir şekilde müdahale edilerek enfeksiyon riski azaltılabilir. Yukarıdaki önlemler, enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Ülkemizde depremle birlikte yaşamayı öğrenmeli ve hazırlıklarımızı bunun bilinciyle yapmaya çalışmalıyız.
Deprem yaşanması sonrasında hastanelerde acil müdahale icin gerekli ortopedik malzemelerin mutlaka bulunması gerekmektedir.

Bilinçli bir şekilde hazırlık yapmalı ve olası depremlere hazır olmaya çalışmalıyız.
 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Olday Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.