Fatma Kaplan Hürriyet adından korkuyorsunuz

Durun bakalım daha neler duyacak, neler okuyacağız…

Dışarıdan baktığınızda dağ gibi duran adamların aslında kardan adam, siyaseti yönlendiren yazılar yazdığı iddia edilenlerin hikaye yazarı olduğunu göreceğiz.

Duruş, karakter ya da omurga bozukluğu problemi yaşayanların hayatlarını yağdanlık olarak sürdürmeyi, para ve koltuk sevdası ile kimliklerini açık arttırmaya çıkaranları bu seçim döneminde daha çok göreceğiz.

Büyük büyük gazetelerin kendilerini iyi bilen sözüm ona çok kuvvetli köşe yazarları, yine almışlar sazı ellerine aynı türküyü söylüyorlar; ‘Fatma Kaplan Hürriyet istenmiyor’.

Aslında söyledikleri çok doğru, evet Fatma Kaplan Hürriyet istenmiyor gerçekten…

Ancak kim tarafından istenmiyor biliyor musunuz?

O kendilerini bilen köşe yazarı arkadaşlarının cebine parasını koyup, sazını eline tutuşturup istek şarkı yapan korkaklar tarafından istenmiyor.

Fatma Kaplan Hürriyet korkusundan gece uykuları kaçanlar tarafından istenmiyor.

Bu şehirde nereye aday olursa olsun Fatma Kaplan Hürriyet karşısında yeniden yenileceklerini bilenler tarafından istenmiyor.

Önce biraz durum tespiti yapalım, yapalım ki mesleğini hakkıyla yapan gazeteci kardeşlerimiz yazdıklarımızdan etkilenmesinler.

Bu yazdığımız kimlikteki omurgasız köşe yazarlarının karakterlerini ortaya koymak lazım.

Bu gibi şahıslar gücün etrafında pervane gibi döner ama sosyalist bir kimlik taşıdıklarını iddia ederler.

Bu gibi şahıslar tavşana kaç tazıya tut tarzı hayata alışık oldukları için bugün olmaması için ver yansın ettikleri Fatma Kaplan Hürriyet ile bir araya geldiklerinde biz aslında senciyiz başkanım rolünü oynar ve hatta Fatma Kaplan Hürriyet’in yanında Tahir Büyükakın’ı eleştirirken zevkten sekiz köşe olurlar.

Bukalemun bu gibi şahısların yanında bu kadar hızlı renk değiştiremez…

Bakın kimse kimseyi sevmek zorunda değil.

Sen Fatma Kaplan Hürriyet’i sevmiyor da olabilirsin ve bu senin yaşadığın çevre için son derece normal sayın köşe yazarı.

Eyvallah sen alışıksın dün salladığın insanlarla sanki hiçbir şey dememişsin gibi aynı masada oturmaya, sen alışıksın sanki yerin dibine sokmamış, yerine kayyum atanmasını talep etmemiş Tahir Büyükakın ile ilgili korkudan tek satır yazamazken; çöpünden, yaprağına, otundan, tozuna olmayanını da dahil yazdığın bir belediye başkanı ile gülücükler içerisindeki kahvaltı fotoğraflarınızı gazetenin sayfalarına koymaya…

Aslında suç sende de değil.

Suç haklarında bunları yazdığın insanların seninle birlikte aynı masaya oturmalarında.

Fatma Kaplan Hürriyet istenmiyormuş öyle mi?

Kime mesaj gönderiyorsun sayın köşe yazarı?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine mi, İzmit’e aday adayı olanlara mı, halka mı?

Ancak sen öyle yapmayı da sevmezsin; sen bir taşla iki kuş vurmayı yeğlersin genellikle.

Fatma Kaplan Hürriyet’i sözüm ona kendi kitlesine kötülerken diğer taraftan da artık mecburcusu olduğun, kimliğini teslim ettiğin kişilere yağdanlık olursun.

Alkışladılar mı bari seni o yazından dolayı?

Telefon açıp aferin dediler mi?

Koltuğun artık daha sağlamlaştı mı sana göre?

Tahir Büyükakın Ak Parti tarafından yeniden KBB adayı gösterildi diye hayırlı olsun hediyesi yazısı mıydı bu?

Bir kez daha yineliyorum sen Fatma Kaplan Hürriyet’i sevmiyor olabilirsin elbette ancak bunun için bir karakter göster ve bukalemun gibi sürekli renk değiştirme.

Bu seçim dönemi uzun bir dönem Tahir Büyükakın ile de Fatma Kaplan Hürriyet ile de daha çok kere yüz yüze geleceksiniz.

İşte o yüz yüze geldiğinde her ikisine de asıl rengini göstermeyi dene, dene ki bukalemunluktan biraz insanlığa terfi et.

Haydi eyvallah bu köşe yazarı arkadaş belki ekonomik zaafları yüzünden bu işi yapmak durumunda, şimdi gelelim bir de bu gibi kalemlere bunları yazdıranlara…

Yahu madem hiç kimse tarafından istenmiyor Fatma Kaplan Hürriyet, tamam bırakın işte zaten bu değil mi sizin istediğiniz, madem hiç kimse tarafından istenmiyor o zaman nereden aday olursa olsun seçim sizin değil mi?

Neden bu çırpınmalarınız? 

Neden bu aciz yazıcılara kendinizi üç paralık hallere sokmanız?

Bak hazır İYİ Parti de yok diyorsunuz, hazır kendi partilileri de istemiyor diyorsunuz, neden hala kendinizi Fatma Kaplan Hürriyet karşımıza aday olmasın diye paralıyorsunuz?

Daha önceden de yazmıştım yine yazıyorum:

Çünkü KORKUYORSUNUZ!

Bir kere daha yenilmeye korkuyorsunuz.

Yapılarınız gereği bir kadın adaya bir kere daha kaybetmeye korkuyorsunuz, yeniden seçilirse Genel Merkezinizle düşeceğiniz durumdan korkuyorsunuz.

Daha açık ve neti Fatma Kaplan Hürriyet adından korkuyorsunuz.

İşte sırf bu yüzden topunuzla tüfeğinizle, sizi pohpohlamaktan başka bir şey yazmayan gazete ve yazarlarınızla, düşmanımın düşmanı dostumdur arkadaşlarınızla ve bütün adaletsizliğinizle Fatma Kaplan Hürriyet karşınıza çıkmasın diye bütün adaletsizlikleri ve ahlaksızlıkları yapıyorsunuz.

Biliyor musunuz sadece kendinizi kandırıyorsunuz.

Çünkü siz de biliyorsunuz ki bu seçimi yine Fatma Kaplan Hürriyet kazanacak.

Çünkü biliyorsunuz ki onun kazanmasıyla bu dönem sizin siyasi hayatınızın sonu olacak.

Çünkü biliyorsunuz ki Fatma Kaplan Hürriyet ismi burada kalmayacak, durmayacak.

O devam ederken siz olmayacaksınız, hem de sırf Fatma Kaplan Hürriyet takıntınızdan dolayı olmayacaksınız.

Siz olmayınca yancılarınız da olmayacak.

İşte o zaman arkanızdan en çok atıp tutan, sizi yerden yere vuranlar, bugün size methiyeler düzenlerler olacak.

Göreceksiniz olacak…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taylan Kubilay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.