Turizm ve sanayi arasında bu şehrin kazanıp kaybettikleri

Kocaeli müthiş bir şehir aslında…

Aklınıza gelen her yönüyle Türkiye’nin en önde olması gereken illerinden bir tanesi olduğu gibi, az bir çabayla dünyanın da sayılı şehirleri arasına girecek potansiyele sahip, hem de dört bir tarafıyla müthiş bir şehir.

Mesela Marmara Denizi ve İzmit Körfezi dünyadaki sayılı iç denizlerden bir tanesi, eski adıyla Astakoz Körfezi ve yine eski haliyle bir balık cenneti…

Üzerinde seyir eden balıkçı takaları, körfezin etrafındaki ilçelerden sebze ve meyve taşıyan ahşap mavnalarla süsleniyordu bir zamanlar.

Yazlıklar, yazlıkçılar, özendiren, imrendiren sahilleri, kumsalları falan efsane ya da mesela kentin tarihsel dokusu, eski adıyla Nikomedya yani Roma İmparatorluğuna baş şehirlik yapmış topraklar…

Nerede bu Nikomedya?

İzmitlilerin ayakları altındaç

Tabi bir de Santa Barbara var ki sormayın gitsin. Nikomedyalı Barbara ya da Santa Barbara adı ile Hıristiyanlar için çok önemli bir figür…

Nerede biliyor musunuz? 

İzmit’te! 

Peki boyutuyla dünyadaki sayılı Herkül heykellerinden bir tanesi nerede biliyor musunuz?

Evet bildiniz o da İzmit’te.

Henüz ortaya çıkmayan 7 veya 9 kapılı dev gibi amfitiyatroyu, hipodromu saymıyorum.

Gebze’de Hannibal’in mezarı, Eskihisar’da Osman Hamdi Bey müze evi, Hereke’de Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm köşkü, İzmit’in sırtlarında müthiş bir tarih koridoru, kentin doğusuna doğru gittiğinizde cennetten parça doğa harikaları.

Yani denizi, gölü, dağı, doğası, tarihi eserleri ile müthiş bir turizm şehrinin tam da üzerindeyiz aslında peki bize ne faydası var?

Lafta kaldığı sürece şehre ne faydası var?

Şimdilik hiç ya da bu bakış açısı böyle sürdüğü müddetçe hiçbir zaman bazen siyaseti ve siyasetçileri anlamakta zorlanıyoruz.

Dünyanın herhangi bir yerinde bu imkanlara haiz bir şehir olsa sanıyorum ki her yıl milyonlarca turist akın eder. O şehir de dünyadaki sayılı turizm şehirlerinden birisi olurdu.

Peki bizde neden olmuyor?

Maalesef bir takım aklı evvellerin güdük düşünceleri yüzünden olmuyor.

Nedir bu güdük düşünceler ona gelelim…

Mesela yukarıda saydığım tarihi eserlerin varlığı bir tek benim tarafımdan mı biliniyor?

Tabi ki hayır.

Bu şehrin idarecileri, siyasetçileri, toplam 13 tane belediye başkanı, onların altında çalışan kültür müdürleri Kültür Bakanlığı, müze müdürlüğü vs. vs. vs. 

Bunların tamamına yakını yukarıda yazdığım şeylerin en az % 90’ından haberdar.

İyi de o zaman neden değerlendirilmiyor arkadaş diyeceksiniz, ben de öyle diyordum çünkü.

Sebebini yazdığımda dalga geçiyorsun ya da algı yapıyorsun diyecek birçok okur ama salt ve %100 gerçeklerden bahsediyor olacağım.

Bütün bu zenginlikleri bünyesinde taşıyan benim kentimin yöneticileri maalesef ki toprak altında kuzu gibi yatan tarihi zenginlikleri ‘Bunlar Hıristiyan tarihine ait şeyler’ diyerek ellemiyor, ortaya çıkartmıyorlar.

Mesela bu kentin en tepesindeki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi dev gibi bütçesi ile bu işe hiçbir zaman merak sarmamış.

20 yıldır bu şehri yönetirken senin benim aklıma gelen acaba bu yöneticilerin hiç mi aklına gelmemiş.

Elbette ki gelmiştir ama iş uygulamaya gelince ortaya başka masallar çıkmış muhtemelen kimi zaman birilerinin işine gelmemiş, kimi zaman birileri dur yapma demiş.

Örneğin yukarıda bahsettiğim dev gibi amfi tiyatronun Eski Ak Parti yöneticisi eski İl Genel Meclisi Başkanının evinin altından geçtiği söylenir.

O tiyatroyu ortaya çıkartmak için de civarındaki evlerin istimlak edilmesi gerekir ancak sırf bu sebepten bu kazıya başlanmadığı, sümen altı edildiği söylenir.

Ne acayip bir durum değil mi?

Efes Harabelerinden çok daha büyük ve değerli bir eser var şehrinizde ama siz onları kendi yandaşınızın işi bozulmasın diye ortaya çıkarmıyorsunuz.

Kime zarar veriyorsunuz bu hareketinizle?

Koca bir topluma, koca bir şehrin insanlarına ve hatta ülkenin turizm gelirlerine engel oluyorsunuz.

Dediğim gibi kimisine Hıristiyan ya da bir kesimin tabiriyle gâvur tarihi diyor ellemiyorsunuz.

Kimisine birilerini kollamak adına dur diyorsunuz.

Bir de işin definecilik boyutu var ki o bambaşka bir konu ve inşallah bir gün onu da detayları ile yazmak istiyorum.

İzmit Belediyesi son birkaç seneden bu yana gücü nispetinde Nikomedya işi ile uğraşıyor.

Çınarlıda kazılar yapılıyor ve öyle eserler çıkıyor ki dünyada eşi benzeri yok.

Renkli rölyefler. Bütün bunlar yarın bu işlerle uğraşan duyarlı birileri çıkarsa bu şehrin geleceği noktayı belirler.

Bu şehir bir turizm şehrine dönüşür ve bu kentin insanları kazanmaya başlar.

Aksi takdirde canım körfezin etrafını limanlar ve fabrikalarla çevirenler yine vergisini bile bu şehre ödemeyen yabancılara kazandırmaya devam eder.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taylan Kubilay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.