Sağlıkla ilgili bilgiyi komşudan edinmeyin

Hastalar, haliyle hastalıkları hakkında etraflıca bilgi sahibi olmak isterler, nedenini geçelim, bilgi sahibi olmak istememek anormal olsa gerek. Biz nereden bilgi edinildiği konusuna gelelim. İnternet taraması, televizyonda sağlık programları, gazete, sosyal medya gibi mercilerden bilgi edinmek mümkün. Tabii ki her hasta teknoloji çağına ayak uydurmak zorunda değil. Bu gibi durumlarda komşu, yakın akraba, etraftaki çok konuşan ve sıklıkla sağlık konusunda fikirler beyan eden kimseler gibi kaynaklardan da bilgi edinmek mümkün.

Bilgi hemen her zaman değerlidir. Ancak bilginin doğruluğu teyit edilmelidir. Kaynak güvenilir olmalıdır ki, bilimsel açıdan da bilginin doğruluğu bu şekilde teyit edilir. Bu sebeple bilimsel makalelerde bir çalışma için onlarca kaynak materyal kullanılır. Kullanılan kaynakların da güvenilirliği ayrıca tartışılabilir. Kaynakların güvenilirliğini ölçen farklı metotlar mevcuttur. Kafaları fazla karıştırmadan konuyla ilgili örnek vermek istiyorum. Mesela kantaron yağının kas ağrılarına iyi geldiğini iddia eden birine, bu bilgiyi nereden edindiğini sormak gerekir. Karşınızdakinin vereceği cevap, “komşu söylemişti” veya “bir keresinde kullandım, iyi gelmişti” ise bu bilginin arkasında doğruluğunu destekleyen bir kanıtının olmadığından bahsedebiliriz. Bizim insanımızın genelde okumayı sevmemesi nedeniyle şimdi vereceğim örnek ile karşılaşacağınızı düşünmüyorum. Örneğimde karşınızdaki kimse verdiği bilgiyi “… isimli yazarın … isimli kitabında okudum.” derse, bu bilgiyi edinmekte fayda vardır. Hatta eve vardığınızda, sizde bu bilginin doğruluğunu araştırmalısınız.

Sağlıkla ilgili bilgiyi komşudan edinmeyin

Bir diğer konu “mukayese” etmektir. Bir ilacın veya bir yöntemin “çok iyi” olduğu iddia ediliyorsa, “neye göre” sorusunu sormak gerekir. Örnek vermek gerekirse, yeni piyasaya çıkan bir ağrı kesicinin etkisini sergileyebilmek için mutlak surette piyasada var olan, etkisi ispat edilmiş moleküllerle mukayese edilir. Belirli bir hasta grubuna yeni çıkan ilaç verilir. Aynı hastalığa sahip bir başka hasta grubuna ise etkisi bilinen ve yıllardır kullanımda olan diğer ilaç verilir. Çalışmanın sonucunda bu iki ilacın olumlu ve olumsuz etkileri birbiri ile mukayese edilir. Sonuçlar iyi ise ilaca yeşil ışık yakılır ve piyasalanır. Tabi bir ilacın piyasaya çıkması için faz çalışması aşamaları oldukça uzundur ve senelerce sürer.

Çoğu ticari firma, ürettikleri ilaçları, cihazları pazarlamak amacıyla kendi bünyelerinde çalışmalar yapar veya başkalarına belirli bir ücret karşılığında yaptırır. Gerçekleştirilen çalışma bilimsel bir dergide yayınlanırsa şayet, ilaçlarının etkisinin bilimsel olarak kanıtını sağlanmış olur. Böylelikle ilacın ticareti de kolaylaşır. İfadelerimden bilimsel çalışmaların güvensiz olduğu çıkarımı yapılmasın sakın. Belirtmek istediğim, yeni çıkan tedavi yöntemlerinin fazlaca reklamının yapılmasıdır. Yeni başlayan bir tedavi yönteminin bir öncekinden daha iyi olduğu garantili değildir.

Sağlıkla ilgili bilgiyi komşudan edinmeyin

Hastalarımızın bilgi edilmek için kullandığı kaynaklara azami dikkat etmesi elzemdir. İnternet arama motorunda yapılan tarama neticesinde ilk sıralarda muayenehane reklamları ile karşılaşmanız kuvvetle muhtemeldir. Bilimsel makalenin olduğu sonuç ne yazık ki internet sayfasının alt kısımlarında bulunacaktır. Televizyonda yayınlanan sağlık programları genel olarak estetik ve kozmetik üzerine hazırlanmış. Programın ana konuğuna hocam diye hitap ediliyor. Konuk kendini uzman olarak tanıtıyor. Konuk hakkında küçük bir araştırma yaparsanız, uzman olduğunu belirttiği konuda herhangi bir eğitiminin olmadığını, tamamen alaylı olduğunu hemencecik anlayıveriyorsunuz. Tüm televizyon programlarını karalamamak lazım. Benim de takip ettiğim değerli programlar elbette mevcut. 

Sağlıkla ilgili en doğru bilgiyi kitaplar ve bilimsel makalelerden elde edebilirsiniz. Diğer bir seçenek ise doktorunuz olacaktır. Etraftaki insanların, komşunun anlattığı hikayeleri doğru olarak kabul etmeyin. Sonuçta hastalıklar ve tedavileri tamamen kişiye özgüdür. Mutlak surette araştırın. İnternet üzerinde birçok bilgi vardır. Bu bilgiler bir süzgeçten geçirildikten sonra gerekli olanı almak gerekir. Bu arada edinilen bilginin, ticari kaygılardan uzak ve güvenilir olduğundan emin olunmalıdır.

Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Bilgehan TOSUN

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı  

Atakent Cihan Hastanesi (Yenişehir Mah. Özden Sok. No:35 İzmit/ KOCAELİ) 

[email protected] 

0262 331 09 09-Dahili No:1206

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Bilgehan Tosun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

01

Kandıralı - Ahh doktor bey, siz değilmiydiniz hasta muhabbet etmek istiyor diye şikayetlenen:) Ne yapsın insanlar, randevu bulmak zor, özel hastaneler pahalı, alternatif yöntemler arıyorlar. Haklısınız orta nokta bulunmalı, dakika ile muayene süresi olursa ne hasta soru sorabilir ne hekim cvp verebilir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Ocak 20:59