Eninde sonunda öpecekler

Herkese iyi pazarlar diliyorum.

Memlekette 20 küsur yıldır ülkeyi yöneten bir iktidar var, kimileri çok memnun, kimileri ciddi anlamda isyanlarda.

Seçim zamanlarında havada uçuşan vaatler, göz boyama, hızla yapılan işler sadece bu döneme ait değil.

Mustafa Kemal Atatürk sonrası dönemden bu yana sandıktan çıkan sonuç aslında hiç değişmiyor.

Evet isimler, kişiler, partiler değişiyor ama başımıza gelecekler bir türlü değişmiyor.

Tüm partiler memleketi en iyi kendilerinin yöneteceğini söylüyor, mevcut iktidarı karalıyor ve yaşanan durumunu kendilerinin değiştireceğini vaat ediyor.

Biz de yıllardır yaşadıklarımızın değişeceği umuduyla her defa başka bir umutla sandığa gidiyoruz.

Bu genel seçimlerde de böyle oluyor, yerel seçimlerde de. Yani filler tepişiyor, çimenler eziliyor.

Bunları yazmaya başladığım anda aklıma eskilerden bir fıkra geldi, pazar gününe de yakışır diye konu ile bağlamak istedim.

Tekrar hepinize iyi eğlenceler ve iyi pazarlar diliyorum.

Buyurun;

Samiko'ya vergi dairesinden tebliğ gelmiş. Defterlerini alıp gitmesi gerekiyor. Çok korkmuş Samiko ve eşi Rebeka'ya ; 

-En eski, solmuş, lekeli ne varsa ver giyeyim, vergi dairesine gideceğim

Kafa dağınık, yolda koşarken Albert ile karşılaşmış

 -Nereye böyle Samiko?

-Sorma vergi dairesinden çağırdılar, defterleri istiyorlarmış. Ben de Rebeka’ya "Ne varsa eski ver giyeyim!!" dedim.

-Olur mu be kuzum Samiko?  Böyle daha dikkat çekersin. Diyecekler bu mahsus giyindi böyle yırtık pırtık.

-Eeee?

-Ne eee? Git eve daha orta bir şey giy.

Samiko bir koşu dönmüş eve. Eşi Rebeka görünce şaşırmış

-Ah Dio Santo. Ne oldu?

-Yok bir şey korkma. Yolda Albertiko’yu gördüm, bana neden böyle yırtık pırtık giyindin, ben de dedim böyle böyle. Dedi, eve git, daha normal bir şey giy

-E haklı

Samiko giymiş bir gömlek bir kazak, muhasebeci işi, çıkmış gene yola. Karşıdan gelen İzak

- Samiko, nereye gidiyorsun, bu ne telaş?

-Sorma, İzak. Sabah sabah vergi dairesinden çağırdılar. Oraya gidiyordum yolda Albertiko’yu gördüm. Vergi dairesine böyle yırtık pırtık gidilmez, git eve üzerini değiştir dedi, ben de bu kazağı giydim, gidiyorum. Dua et olur mu?

Bunun üzerine İzak

-Yahu Samiko hiç böyle olur mu? Git evine üzerine bir takım elbise giy, kravat tak. Vergi dairesine gittiğinde bu adamın korkacak hiçbir şeyi yok desinler. 

-Sen da haklısın

 Dönmüş gene eve Samiko. Tabi Rebeka şaşkın

-Sorma Rebeka bu defa da yolda İzak’a rastladım. Takım elbise giy ki bu adamın korkacak bir şeyi yok desinler dedi. Doğru da söyledi. Giyinmeye geldim 

 Kostüm kravat, çıkmış gene yollara. Karşıdan gelen kim? Yeşua

 -Merhaba Samiko?? Nereye böyle telaşlı telaşlı

-Merhaba Yeşua. Kusura bakma, sonra konuşuruz. Sabah sabah vergi dairesinden çağırdılar. Oraya gidiyorum. Yolda Albertiko’yu gördüm böyle yırtık pırtık vergi dairesine gidilmez dedi. Ben de giydim bir kazak gidiyordum ki yolda İzak’ı gördüm. İzak böyle daha kötü olduğunu söyledi ve git takım elbise giy adamın korkusu yok desinler dedi. Gittim giydim şimdi de vergi dairesine gidiyorum

-Bre Samiko ben da seni akıllı sanıyordum, sen deli misin? Öyle onun bunun dediğine mi kanıyorsun? Herkes bir şey söylemiş. Halbuki sen haham başına gitmelisin. En iyi o bilir sen ne yapacaksın

 Kafasını kaşımış Samiko......Yeşua haklı diye düşünmüş ve doğru haham başının yolunu tutmuş

Kapıdaki birkaç merdiveni nefes nefese çıkmış. Tam kapıdan girecek, kapı açılmış çok güzel bir genç kızla burun buruna gelmiş. 

-Buyurun demiş, yol vermiş çıksın diye ve dalmış içeriye haham başının yanına

 -Sorma Sayın haham başı. Sabahtan beri git gel bittim. Sabah sabah vergi dairesinden çağırdılar defterlerimi istediler. Kendi aklımca yırtık pantolonu giyip gidiyordum ki yolda Albertiko’yu gördüm. Böyle yırtık pırtık gitme, git eve üzerini deyiş dedi. Ben de giydim bir kazak, gidiyordum ki yolda İzak’ı gördüm. İzak böyle daha kötü git takım elbise giy bu adamın korkusu yok desinler dedi. Ona da hak verdim ve eve gidip takım elbise giydim. Tam gidiyordum ki yolda bizim Yeşua’ya rastladım. O da bana deli olma en iyisini haham başı bilir. Vergi dairesine gitmeden önce haham başına git o sana en güzel fikri verecektir dedi ve şu an sizin karşınızdayım. Ne olur artık söyleyin bana ne yapmam lazım? 

 Haham başı bir an için durmuş düşünmüş, sakalını sıvazlamış ve sonra;

-Bak Samiko oğlum...Bunun cevabı açık hatta çok açık ve çok basit

-Nasıl yani?

- Samiko az önce buradan bir genç kız çıktı, gördün mü onu?

-Evet kapıda karşılaştık. Güzel bir kız

- Samiko işte senin cevap o kızda gizli. Kız pazar günü evleniyor. Düğünü var. Gelmiş bana düğünde mini giyeyim, midi giyeyim, maksi mi giyeyim diye sormaya. Ben de ona dedim ki ‘Bak yavrum ister mini giyin ister midi ister maksi sonunda seni öpecekler’ Anladın mı Samiko, sonunda seni öpecekler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taylan Kubilay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

04

Saraybahce - Taylan bey 1989 1994 1999 sefa sirmen ittifaksız kazanmıştı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 23:36
03

Sicilyalı - Tuğrul hikaye yazmayı bırakmıştı, yeniden başlamış. Hey Allahım ne bu gizemli yazılar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 16:00
02

Okur - Fatma Hanım'ın Demokrat Patili Basın Danışmanı Cem Şakoğlu, isim değişerek köşe yazıyor. İyi tezgah. İsmet Çiğit ile dönüşümlü yazıyorlar:))))

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 12:06
01

Ali - Cem bu kadar açık verme:))))) geçmişte bir yazında yazmıştın bu fıkrayı pazar neşesi diye.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 09:25