Muhtar olacakmış!

Yaklaşık bir ay kadar önce başıma bir iş geldi. Burada bu konuyu yayınlayıp yayınlamamak konusunda kararsız kalmıştım. Kararsızlığımın sebebi konunun biraz şahsi olması idi. Fakat bu hafta öyle bir şeye şahit oldum ki bir Cumhuriyet evladı olarak bu yazıyı yayınlamayı kendime vazife bildim.

“Her şey Atatürk ve Cumhuriyet ile başladı bozulmaya, harfleri değiştirerek halkı bir gecede cahil yaptılar” diyen bir kişi şu an bir muhtar adayının aza listesinde.

Hangi mahallede?

Bizim mahallede, yani Kocaeli ili, İzmit ilçesi, Tüysüzler Mahallesinde.

Mahalleye taşındığımızda adı başkaydı ve mesafe olarak bize uzak olan bir muhtarlığa bağlı idik.

İzmit merkezinde kar tanesi yok iken bizler Uludağ’ı kıskandıran kışlar yaşadık. Yol açma ekipleri okulun önüne kadar gelip geri dönerdi ve bizler mahsur kalırdık.

Varlık içinde yokluğu ve özgürlük içinde ablukayı yaşardık.

Sonra mahalleye yapılan yeni bina sayısı arttıkça artık bağlı olduğumuz muhtardan ayrılıp kendi adımız ile yeni bir mahalle olduk ve kendi muhtarımızı seçtik. Adımız Tüysüzler Mahallesi ve muhtarı da Selahaddin Harata oldu.

Mahalleye hareket geldi, yeni yeni yollar yapıldı.

Eskiden İzmit merkezden bindiğimiz taksiye nereye gideceğimizi anlatırken tarifte zorlanırdık ama artık mahallemizin bir taksi durağı bile var.

Aslında artık yok yok. Eskiden, bırakın marketi, küçücük bakkalda bir saatten sonra ekmek bulamazken şimdi çeşit çeşit market var.

Pazar yerimiz ve her hafta Pazar günleri kurulan bir pazarımız var.

Hatta eczane bile var çünkü artık mahallemizin bir Aile Sağlığı Merkezi ve içinde de iki doktoru, iki hemşiresi var.

Birden fazla sayıda kreş, belediyeye ait bir çocuk evi, 9 adet park ve hepsinden önemlisi tamamen yenilenmiş bir ilk öğretim okulumuz var. Cami bile modern bir şekilde yeniden yapıldı.

Kentin farklı bölgelerine ve Şehir Hastanesine bile direk ulaşabilen toplu taşıma hatlarımız var.

Bu arada bağlı olduğumuz belediye başkanları değişti, temsil ettikleri partiler değişti ama mahallemiz aynı muhtar ile devam etti. Her seçimde farklı farklı yeni adaylar çıktı ama mahalleli hep aynı kişiyi seçti. Sanırım eski komşular macera aramaya gerek yok diye aynı muhtar ile devam etmek istediler, yeni komşular da mahalleye taşındıklarında tanıştıkları muhtar ile aralarında geçen diyalog ile güzel bir intiba edinerek kendisini tercih ettiler diye düşünüyorum.

Yıllar geçti ve bizim mahalle artık ilçenin gözde yerleşim alanlarından biri haline geldi.

Malumunuz olduğu üzere 31 Mart Pazar günü mahalli idareler için yerel seçimler yapılacak. 

Geçenlerde bir akşam evde otururken yaşça benden büyük olduğu için her gördüğümde saygıda kusur etmediğim, geçmiş yıllarda milletvekili adayı da olmuş ancak sıralamadaki yeri aşağılarda olduğu için seçilememiş bir komşumuz aradı ve eşinin muhtar adayı olmak gibi bir düşüncesi olduğunu iletip görüşümü sordu. Hayırlısı olsun demekten başka bir yorum yapmak yakışık almayacağı için ben de kendisine “hayırlısı olsun, başarılar dilerim” dedim.

Bizim ailede kaç kişinin oy kullanacağını sordu. Bu sorunun cevabını verdim ancak her ikimiz de biliyorduk ki her seçmenin tercih hakkı kendisine aittir.

Sonra konuşmaya devam etti ve mevcut muhtar için “emlakçılık yapıyor, hep kendi yakınlarına iş bulmak için çalışıyor, yeter artık” dedi. Dinlemek ile yetindim. Telefonu kapattıktan sonra duyduklarımı değerlendirdim ve eğer doğruysa çok yazık diye düşündüm.

Mahalleye yapılan ilk sitenin ilk sakini olarak muhtar ile aramızda oluşan hukuk gereği kendisini arayıp “muhtarım; biz hep seni seçiyoruz ama duyuyorum ki sen muhtarlığı çıkar işine çevirmişsin, emlakçılık yapıyormuşsun, sadece kendi yakınların için iş arayışındaymışsın” diyerek sitemimi ilettim.

Kime ne satmışım, kime ne alıp vermişim, kimden komisyon almışım da bunları söylüyorsun dedi. Bunları ben söylemiyorum komşumuz falanca bey söylüyor dedim.

Onun eşi aday olduğu için beni kötülemeye çalışıyor ama işin aslı hiç de öyle değil diyerek başladı anlatmaya; 11 kişiye iş buldum, keşke 21 kişiye keşke 50 kişiye bulabilseydim dedi. İş bulduğu insanların memleketlerine kadar saymaya başladı.

Dedim muhtar tamam, anlatmana gerek yok! Kendisine iftira atılmış olmasından dolayı çok sinirlendiği sesinin tonundan belli oluyordu.

Eşi muhtar adayı olan komşum ertesi gün yeniden aradı ve dedi ki sen muhtarla mı konuştun?

- Evet konuştum.

-- Ne dedin?

- Ne diyeceğim, muhtar diye sana güvendik ama sen emlakçılık ve iş bulma konusunda ayrımcılık yapıyormuşsun dedim.  

Kısa bir sessizlik sonrası ses geldi,

-- O ne dedi?

- Kaç kişiyi işe soktuğunu anlattı, nereli ve kimler olduklarını anlattı, emlakçılık konusunun iftira olduğu söyledi ve ekledi “asıl o kendisine baksın, üç kişiye iş buldu ve üçü de kendi yakını” dedi.

-- Peki Alimcim, teşekkürler.

Telefonu kapattık.

Ertesi gün işin özü döküldü ortaya. Yeni aday olan hanımefendi mevcut muhtara gidiyor ve diyor ki biz mahalledeki kadınlar olarak aday olacağız ama sen aday olursan biz seçilemeyiz! Sen aday olma da bizler kadınlar olarak çalışalım.

Benim muhtarlığa ihtiyacım mı var ki, biliyorsunuz ben emlakçılık bile yapıyorum diyor bizim muhtar.

Bu nereden çıktı diye soruyor hanımefendi. Eşiniz Alim Beye söylemiş cevabını alıyor!

Sinirleniyor, benim eşim öyle dememiştir, Alim Bey yalan söylemiştir diyor!

O sırada ortamda bulunan mahalle sakinlerinden biri devreye giriyor ve diyor ki biz Alim Beyi yıllardır tanırız, biliriz, ortada bir yalan var ise o yalanı söyleyen Alim Bey değildir, sizsinizdir!

---

Yahu komşum sen beni hiç tanıyamamışsın! Mahalledeki vatandaş beni anlamış ama aynı sitedeki komşum hiç tanıyamamış.

Ben bugüne kadar herhangi bir menfaat uğruna ne yolumu değiştirdim ne sözümü ne de duruşumu!

Peki sen beni kendisine söylenenin doğru mu yanlış mı olduğunu anlamaya çalışmayacak biri olarak mı tanıdın? Üstelik ben de sizin gibi mühendislik eğitimi almış birisiyken nasıl olur da bana iki kere ikinin beş ettiğine dair cümleler kurup beni etkilemeye çalışırsın?

Siz bana iki kere iki beş eder dediğinizde benim bu ikileri yan yana getirip ortalarına ister çarpım ister toplam yaparak sonucun beş etmediğini anlayamayacağımı mı düşünmüştünüz?

Hadi diyelim öyle düşündünüz! Peki sonucun dört ettiğini ortaya çıkardım diye şimdi ben mi yalancı oluyorum yoksa beş diye direten siz mi?

Yaptığınızın elle tutulur, yenilir yutulur hiçbir tarafı yok.

Değer mi sırf rakibiniz diye bir başa adayı olmadık şeylerle itham etmeye!

Değer mi sırf oy verirken sizi tercih etsin diye komşunuzu kendi yalanınıza ortak etme çabasına girmeye ve olay ortaya çıkınca da sırf yalanınızı örtbas edebilmek için o komşunuz için iftira atarak “yalancı” damgası yapıştırmaya!

Bütün bunların olup bittiği süreçte elbette hem kırgınlık hem de kızgınlık ile ben de bu hanımefendinin başkanı olduğu dernekte neler yaptığı konusunda ufak bir araştırma yaptım. Hani şu çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmayı hedefleyen derneğin İzmit şubesi.

Derneğe ve eski başkanına söyleyecek hiçbir sözüm yok, olamaz da! Sonuçta ben de çağdaşlıktan yana olan bir bireyim ve bu görüşümden hiçbir menfaat uğruna taviz vermedim.

Lakin gördüm ki bu bizim muhtar adayımız dernek başkanı hanımefendi derneğe başkan olunca dernek çalışanını işten çıkarıp kendi yakınını işe almış.

Üstelik işten çıkardığı kişi de bir kadın! Hem de maaş olarak aldığı asgari ücret ile yalnız başına iki çocuğunu okutup, eğitim aldırabilmek için çalışan ve çabalayan bir kadın!

---

Şimdi mahallede kadınları örgütlemeye çalışıp, onların akıllarını çelme çabasında bu hanımefendi.

Efendim sitelerde oturanlar ev işlerine yardım ve temizlik için gelen kadınları sömürüyorlarmış da!

Kendisi bu duruma engel olacakmış da!

Kooperatif kuracakmış da!

Evine yardımcı arayanlar bu kooperatif ile bağlantıya geçmek zorunda olacakmış da!

Rayiç bedeli kooperatif belirleyecekmiş de!

Böylece mahalledeki kadınlar sömürülmeyecekmiş de!

Alacağı muhtar maaşını burs ve yardım olarak dağıtacakmış da!

Mış, mış, mış…

Bunları anlattığı bir kadın cevap vermiş; hanımefendi siz beni hatırlamadınız ama ben sizi gayet net hatırlıyorum, ben sizin evinize temizliğe geldim ve siz bana ödemeyi bir zarf ile yaptınız ve içindeki para o günün rayiç ücretinin yarısı kadar idi!

İşte bir insan kendini ancak bu kadar rezil edebilir.

Rakibine iftira atacaksın!

Komşuna yalancı diyeceksin!

Site sakinlerine sömürücüler diyeceksin!

Alnının teri ile hizmetini satın aldığın ve yarı bedelini ödediğin kadına da ben sizin hakkınızı koruyacağım diyeceksin!

Maaşını burslara aktaracağını iddia ederken mahalleli kadınların gel abla sen çekil bu adaylıktan demelerine karşın “ben bu işe masraf ettim çekilmem” diyeceksin!

Hadi canım!

Benim oyum sana gelmez!

Ben tercihimi, bölgeyi kırsaldan mahalleye çeviren, eski mahalle ile yeni siteler bölgesi arasında köprü olan Selahaddin Harata için kullanacağım.

Dönmeyeceğim!  

Mahalle halkının da döneceğini hiç sanmıyorum!

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alim Erken - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

03

Komşu 3 - Mevzunuz gerçekten şahsiymiş, bu şimdi köşe yazısı mı oluyor?

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 28 Mart 12:47
07

Komşu - @Komşu 3 03 nolu yoruma cevabı: Mevzu gerçekten şahsi. Aday olan kadın için şahsi. Mevcut muhtara attığı pislik ortaya çıkınca pisliği iftiraya dönüştürmekte pek Mahir oldukları için şahsi. Şahsi menfaati için aday olduğundan dolayı şahsi. Alim bey doğruları yazdığı için mi gocundunuz? Siz kimsiniz? Muhtar adayı olan şahsın avukatı mısınız?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Mart 13:05
06

Komşu 3 - @Komşu 3 03 nolu yoruma cevabı: Atatürkçü ve Cumhuriyetçiyim... seçime üç gün kala, taraflı yazılanların tarafı olmayalım. güzel seçimler.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 28 Mart 21:22
04

Komşu Değilim Ama - @Komşu 3 03 nolu yoruma cevabı: adam yazmış zaten şahsi meseleydi ama konu Atatürke ve cumhuriyete varınca yazmaya karar verdim demiş. Yoksa siz de mi rahatsızsınız Atatürk ve cumhuriyetten?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Mart 14:22
05

Komşu Değilim Ama - @Komşu 2 02 nolu yoruma cevabı: Değişim iyiye doğru değil ise sıkıntı

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Mart 14:23
01

Komşu - Eline kalemine sağlık Alim bey. Selahattin Harata hem beyefendi hem dürüst hem çalışkan bir insandır. Ona pislik atmaya kalkanın eline atmaya çalıştığı pislik bulaşır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Mart 11:12