Hayat Kısa “La vie est brève”

Güneşin ortaya çıkıp kaybolmasından güveni kırılmış bünyemin, inanmaktan tereddüt ettiği sıcaklığını iliklerime kadar hissettiğim çay bahçesinde, Orhan Pamuk’un yıllar sonra okumayı başardığım “KAR” romanını bitirmek üzereydim.

Pamuk, romanın son sözünde Türkiye’nin küçük modeli olarak kurguladığını ifade ettiği Kars şehrinin halkı hakkında; romanını okumayan kısmının, başkalarından dinlediklerine göre onu anlayamamış olmasından yakınırken yine de şehrin reklamını yaptığına inandığını, bunun da sivil vatandaş, basın ve resmî kurumlarda görülen ilgiden anlaşıldığını yazıyordu.

Romanı bitirmiş ve kapağın üstüne elimi koymuştum. Güneşli havada kamaşan gözlerimde roman kahramanı KA gibi yağan iri kar tanelerini görmekteydim. 

Hayat Kısa “La vie est brève”

Hayat Kısa “La vie est brève”

KA üç gün kaldığı Kars’ta 90’lar Türkiye’sine özgü siyasal İslamcılar, solcular, Türk ve Kürt milliyetçilerinin hikâyesini inanç, başörtüsü sorunu, askeri darbeler ve üçüncü dünyada yaşamanın öfkesi ve ümitsizliği ile yaşamıştı. 

Genç ölümler ve ideolojiler…

Kolayca kullandığımız kaim sözler ve dinleyince kendimizi aşık ya da kahraman sanmamızı sağlayan şarkılar, onları bünyelerinden çıkaranların çoğu zaman canına mal olmuştu.

Kar romanının bende uyandırdığı duygu ve fikirler zihnimde, kendimi KA gibi hissettirirken, tek başıma oturduğum çay bahçesinde; Türkiye için tüfek tutan, hastaları muayene eden, sahnede tirat atan, sapan kullanan, çivi çakan her meslekten biri olarak ve en çokta köylü olarak düşündüm.   

Telefonumdaki uygulamadan Fikret Kızılok’un “Hayat Kısa (La vie est brève)” şarkısını açtım.

Bir gün, Sofya'nın müzikli bir çay bahçesinde,

Birden yanıbaşıma bir Bulgar köylüsü geldi.

Garson, onunla ilgilenmekten hoşlanmadı.

Köylü: "Bulgaristan, benim çalışmamla yaşatılıyor,

Bulgaristan benim tüfeğimle korunuyor.

Verin çayımı pastamı, alın parasını" dedi.

Ben de köylüden yana çıktım.

"Benim de köylüm böyle olmalı, "dedim.

"İşte böyle olmalı!"

Şarkının hayat kısa nakaratına inat bu güneşli bahar günü hüzün yerine yaşam arzusu kapladı yüreğimi. Gözlerimi kapadım ve çayımdan bir yudum aldım. 

İçimden Nazım Hikmet’in dizeleri dökülürken Bulgar köylünün ruhu yanımdaydı.

Ne ekmek her zaman pamuk gibi yumuşak

Ne herkes kahraman ne dostlar vefalı her zaman

Ömürleri vatan hasretiyle geçen bu toprakların yetiştirdiği değerli insanlarımızın ruhları çay bahçesine akın etmeye, Bulgar köylünün etrafını sarmaya başlamıştı ki; bardağı sertçe tabağına koyduğum elimi, duygularım gibi fışkıran çayın yakmasıyla gözümü açtım, boğazım düğüm, "Benim de köylüm böyle olmalı, "dedim.

Fikret Kızılok 54, Nazım Hikmet 61 sene kaldılar bu dünyada. 

Hayat Kısa “La vie est brève”

Hayat Kısa “La vie est brève”

Kısa bir anekdot;

1958’de Nâzım Uluslararası Barış Konferansında bulunmak için Stockholm’e gelmişti. İsveçli yazar Maria Wine ve fotoğraf sanatçımız üstat Lütfi Özkök birkaç arkadaşları ile şairi görmeye gittiklerinde çok heyecanlıydılar.

Nâzım’la konferans sonrası hep birlikte Gamla Stan’daki Fransız restoranı Cattelin’e gideceklerdi…

Nazım’a sordular;

‘’Ağabey orası cennet mi, cehennem mi?’’

‘’Ne cennet ne cehennem. Ama böyle bir restoran yok.’’

Ertesi sene 1959’da Lütfi Özkök onun ikinci kez geldiği Stockholm’de kapının önünde o meşhur papyonlu fotoğrafını çekecekti.

Hayat kısa!

Bu yazı da kısa!

Arkamıza yaslanalım, uzun uzun düşünelim ne cennet ne de cehennem, müzikli bir çay bahçesindeymişiz gibi…

“Yoksullaşıp, soluklaşan Kars ve lokanta gibi, hatıraları da kar altında silinmiş gibiydi” KAR romanında…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İrfan Tabak - Uyumsuz Adam - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.