Türkiye’nin seçimleri

Köşe yazılarımı sağlık üzerine yazıyorum. Ortopedi doktoru olmam sebebiyle yazdığım yazıların içeriğinin, kas ve iskelet sistemi üzerine olmasına özen gösteriyorum. Bu arada memleketin gündemini de tıpkı sizler gibi takip ediyorum. Benim de sizler gibi fikrim var ve bu haftaki yazımı bu sebeple uzmanlık alanımın dışında yazıyorum. Yakın dönemde gündemimizde seçim vardı. Seçim çalışmaları bugün itibarı ile sonlanmış olup, oy verme zamanına gelinmiştir.  

Kendimi bildim bileli seçim dönemlerinden hep nefret etmişimdir. Seçimler toplumun tüm enerjisini emer. İster belediye başkanlığı, ister fırıncılar federasyon başkanlığı olsun. Topyekün seçim çalışmalarına girilir. Önce makam ziyaretleri başlar. Ardından irili ufaklı derneklere ne kadar önemli oldukları hissi verilir. Bu dernekler önce hükümet partisini, ardından önde gelen muhalefet partisini ağırlar. Bu arada derneğin önde gelen zatı muhteremi, ucuzundan bir sunum yapar. Sunumun ardından kendisinin parti saflarında yer almak istediğini belirtir ve mümkünse söz alır. Çalışmalar hızla devam eder. Yollar, binalar flamalarla ve süslemelerle kaplanır. Birkaç hafta içerisinde çöpe atılacak olan bu süslemelerin masrafı hangi bütçe ile karşılanır bilemiyorum. Ancak süslemelerin satışını yapan firmalar, seçim dönemindeki satış sonrası bir yıl dükkanı kapatıp istirahate çekilebilir kanaatindeyim. Sıra meydan mitinglerine gelir. Meydanlar dolu olmalıdır. Bu sebeple ilgili ilgisiz herkes meydanlara dökülür. Bu aşamada devlet memurlarından da faydalanılır. Memurlar özel servislerle meydanlara taşınır. Mitinglere katılım gösteren vatandaşların yiyecek ve içeceği bilemediğim bir kaynaktan karşılanır ve o gün için izinli sayılır. 

Gazete, TV, günlük sohbetlerde konu hep seçimdir. Gazete, yakın dönemde rağbet gören bir iletişim aracı olmaktan çıktı. İnsanlar gazeteyi taraflı buluyor. Okumaya karşı alerjisi olan toplumumuz, bu sebeple sosyal medya üzerinden bilgi sahibi olmayı yeğliyor. Televizyon programları da evlere şenlik. Ne hikmetse, aynı adamlar her konuya duayen. Bunlar depreme, heyelana da hakim, ekonomiye de. Yeri gelince meteorolog, yeri gelince siyasi bilimci. Televizyon izleyicisi konuşmacıların simasına, aile bireylerinden birini görmüşçesine aşina. Bıraksan sarılıp öpecek. Bir grup izleyiciye ise, aynı adamları görmekten gına gelmiş. Bu izleyici grubu, televizyonda spor programı ve birkaç dizi dışında hiçbir şeye bakmıyor.

Günlük sohbet, klişe laflarla doludur. O gitse bu gelse daha iyi olur. Efendim, ben muhalefetin yerinde olsam öyle değil de böyle yapardım. Atatürk bu işin böyle olacağını önceden bildiğinden böyle böyle demişti, münakaşaları hiç bitmez. Bitmeyen sohbetler yapılır, çaylar içilir, kavgalar edilir. Herkes kendinin haklı olduğunu zanneder.

Muhtar adaylarına da değinmeden geçemeyeceğim. Yıllar önce, köylerin gerçekten köy olduğu dönemde muhtarlık önemli bir birimdi. Yakın dönemde muhtarlık gereksiz bir makama dönüştü. İnsanlar tüm işlerini e-devlet üzerinden halledebilmektedir. Bugün oy vermeye gittiğimde tanımadığım insanlar tarafından elime bir sürü muhtar ilanı tutuşturuldu. İlan verenlerden birine önerdiği muhtar adayının kim olduğunu sordum. Aldığım cevap ilginçti. “Sucu abi, az ilerde dükkanı var!” oldu. İyi de evladım, ben ne yapayım adamın dükkanının yerini, herhangi bir söylemi icraatı var mıdır neden anlatmazsın. Diğer ilan veren kişiye de muhtar adayının kim olduğu sorusunu yönlendirdim. Sormaz olaydım! “Abi, aday zaten şimdiki muhtarımız. Tekrar aday oldu” cevabını aldım. Muhtar kaç senedir görev yapmasına rağmen benim muhtara hiç işim düşmemiş. Adını dahi öğrenememişim.

Bir seçim dönemi daha iyisiyle kötüsüyle bitmiştir. Hepimize hayırlı olsun.

Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Bilgehan TOSUN
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı  
Atakent Cihan Hastanesi (Yenişehir Mah. Özden Sok. No:35 İzmit/ KOCAELİ) 
[email protected] 
0262 331 09 09-Dahili No:1206

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Bilgehan Tosun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Özer - HOCAM KALEMİNE SAĞLIK ŞEHİRDE 1-MUHTAR 2- RAMAZAN DAVULCUSU GEREKSİZ SAYGILAR

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 19:09