Hastaların anlattıklarından bilmek istemediklerim

İyi bir doktor, öncelikle hastasından iyi hikaye almalıdır. Hikaye, hastanın geçmişi ile ilgili olan ve şikayeti ile ilişkilendirilebilecek olan her şeydir. Hastanın hikayesi sistematik olarak alınır. Önce şikayet dinlenir. Akabinde şikayet ile ilgili detaylar alınır. Ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, eşlik eden başka hadiseler öğrenilir. Hasta daha önce mevcut şikayet ile ilgili tedavi görmüş müdür? Görülen tedavi faydalı olmuş mudur? Hangi ilaçlar kullanıldı? Daha önce bu hastalıkla ilişkili ameliyat olundu mu, dikkatlice dinlenilerek not edilir. Ardından “Özgeçmiş” bölümü gelir. Bu bölümde hastanın ailesinde başka hastalıklar var mıdır öğrenilir. Ayrıca hastanın şikayeti ile ilişkili olmadığı düşünülen detayların da öğrenilmesi gerekir. Çünkü tüm şikayetler başka bir hastalık ile bağlantılı olabilir. Misal vermek gerekirse, baş ağrısı tansiyon yüksekliği, böğür ağrısı idrar yollarındaki taş, diz ağrısı romatizma, sinir sıkışması guatr, kalça ağrısı bel kireçlenmesi, ellerdeki uyuşukluk boyun fıtığı ile alakalı olabilir. Daha bu şekilde yüzlerce örnek verilebilir. Bu bilgiler öğrenildikten sonra muayene yapılır. Takiben gereklilik halinde kan tetkiki, görüntüleme yapılır. Bu aşamalar düzgün bir şekilde, sistematik olarak tamamlanırsa artık tedavi kısmına geçilir. Sıralamaya dikkat edilmezse veya atlanırsa, hastalığın teşhis ve tedavisi birçok hataya gebe kalır. 

Öncelikle hikayenin hastanın bizzat kendisi tarafından verilmesi gerekir. Muayeneye gelen bir bayan eşi ile birlikte karşıma oturduğunda, söze başlayan beyefendi beni her zaman şaşırtmıştır. “Efendim üç aydır kalçası ağrıyor. Özellikle geceleri çok fazla olup, yeri gelince uykudan uyandırıyor. Çok ilginçtir, sabahları tamamen geçiyor.” hikayesini sanki ağrıyı bizzat kendisi yaşıyormuş gibi veren eşleri duyduğumda nutkum tutuluyor. Süreç bu şekilde ilerleyecekse, hanımefendi hiç gelmeyip evde kalsaydı. Ne de olsa otoriter olan eş sanki pazardan meyve sebze alır gibi işleri hallediyor. 

Hastaların anlattıklarından bilmek istemediklerim

Hikaye alma aşamasında doktor konuşmayı yönlendirmelidir. Ne de olsa vakit dardır. Hele devlet hastanelerinde bir mesai gününde yüzün üzerinde hasta bakan ve konsantrasyonunu kaybetmek gibi bir lüksü olmayan doktorun işi oldukça zordur. Bu sebeple doktor hasta arasındaki ilişki kahvaltı sonrası sohbet kıvamına gelmemelidir. Doktor hastayı dinlerken gerekli müdahalelerde bulunmalıdır. Mesela, daha önce görülen tedavinin hangi hastanede ve hangi doktor tarafından gerçekleştirildiği biz doktorlar açısından önemli olmayan bir ayrıntıdır. Bizim için kayda değer olan hangi tip tedavinin görüldüğüdür. Diz protezi olan ve şikayetlerin devam ettiği bir hastada ameliyatın ne zaman yapıldığı, şikayetlerin ameliyat ile geçip geçmediği önemlidir. Şikayetler geçtiyse, yeni şikayetlerin ne zaman başladığı, düşme, çarpma gibi bir hikayenin olup olmadığı önemlidir. Ameliyatın gerçekleştiği şehir, hastane ve kimin tarafından gerçekleştirildiği konusu tamamen gereksiz bir ayrıntıdır.

Şikayetlerden ağrının tanımı oldukça güçtür. Ağrı elle tutulur, gözle görülür bir hadise olmadığından ötürü, ağrının şiddetini belirlemek için farklı ölçekler geliştirilmiştir. Bu sebeple hastanın “Ağrı değil de daha çok acı hissediyorum. Sanki biber sürmüşler gibi acıyor.” gibi tanımları doktorlarda bir hissiyat oluşturmamaktadır. 

Doktor, hasta karşısında otoriter olmalıdır. Ancak, otoriterlik doktorun sevecen kimliğini sarsmamalıdır. Hastasını dinleyen, ona yeterince zaman ayıran, ancak konuşmayı yeri gelince bölerek doğru soruları doğru zamanda yönlendiren doktor yaptığı işte her zaman başarılı olacaktır. 

Sağlıklı günler dilerim. 

Prof. Dr. Bilgehan TOSUN

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı 

Atakent Cihan Hastanesi (Yenişehir Mah. Özden Sok. No:35 İzmit/ KOCAELİ) 

[email protected] 

0262 331 09 09-Dahili No:1206

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Bilgehan Tosun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.

02

Canan Belet Kibris - Tessekùrler Doktorum bilgiler için bbenim de ellerim uyuşuyor yakinda sizi kocaeli de ziyarete gelecegiz

Selamlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 14:15