İzmit’in Kent Lokantası ne güzel oldu

Yüksek enflasyon ve fakirleşmeyle birlikte gündeme gelmişti Kent lokantaları. İlk kez İstanbul’da Ekrem İmamoğlu başlattı. 

31 Mart yerel seçimleri öncesinde İzmit Belediyesi İstanbul örneğinden yola çıkarak Fevziye avlusundaki kafeteryayı Kent Lokantası’na dönüştürdü. İzmit Belediyesi’nin Kent Lokantası’nı yapım işi biraz uzun sürdü ama sonunda bitti ve açıldı. 

CHP’li başkan Fatma Kaplan Hürriyet’e muhalefet yapmak isteyenler ise bunun seçim yatırımı olduğunu ve seçimden sonra kapanacağını yüksek sesle söylediler.

Seçim bitti ve İzmit’in Kent Lokantası fiyatı değiştirmeden, kaliteyi bozmadan yola devam ediyor. Her gün Kent Lokantası önündeki kuyruk da uzuyor.

Şehir merkezindeki lokantalar ister istemez fiyatlarını yeniden ayarlıyor. Hatta bazı lokanta sahipleri bile kendi dükkanları yerine Kent Lokantası’na giderek 40 TL’ye karnını doyuruyor. 

Çok güzel bir iş oldu bu Kent lokantası işi. Umarım İzmit Belediyesi bu lokantaların sayısını hızla arttırır. Bu dönemde vatandaşa yapılabilecek en güzel hizmet, ucuza karnını doyurmasını sağlayacak imkanları sunmak olsa gerek. 

Kent Lokantası’nı küçümseyen, karalamak isteyenler acaba şimdi kendilerini mahcup hissediyorlar mıdır? Sayısı arttığında bu hizmetin hakkını verecekler mi?

---

Suçlu kafe ve lokanta mı?

Türkiye dünyanın başka hiçbir ülkesinde benzeri görülmemiş korkunç bir enflasyon yaşıyor. 

Ülkeyi yönetenler ekonomi bilimini bir kenara koyup hiç olmadık zamanda faizi indirdiler. Dolar patladı gitti. Enflasyon patladı gitti. Hatta her şeyin fiyatı füze gibi patladı. 

Türkiye’de bir avuç azınlık dışında herkes fakirleşti.

Bu korkunç ekonomik kriz karşısında halk tepkisini belki 31 Mart seçimlerinde biraz gösterdi ama demokratik haklarını kullanmadı. Mesela Ramazan’da ilimizde 50 TL’ye satılan pideye kimsenin sesi çıkmadı. 

Şimdi son günlerde sosyal medya üzerinden bir tüketici örgütlenmesi var. Ekonomist İris Cibre, İstanbul’da bir mekanda 10 ay önce yediği somon ve kahveye o günün kurundan 15 dolar ödemiş. Aynı yemeğe 10 ay sonra o günün kurundan 27 dolar ödeyince sosyal medya üzerinden kampanya başlattı ve yayıldı. 

Şimdi 21-22 Nisan günlerinde bütün tüketicilere ülke genelinde kafe ve lokantalara gitmeme çağrısı yapılıyor. Böylelikle kafe, pastane, lokantalardaki aşırı fiyat artışı protesto edilecek.

Ben bu boykotun büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde yaşanan aşırı enflasyon, fakirleşmenin sorumlusu onlar değiller ki…

Kafelerin, lokantaların maliyetleri sadece kullandıkları malzemelerin fiyat artışları ile yükselmiyor. Kira var, personel gideri var. Yakıt masrafı, elektrik masrafı var. Hepsinin fiyatları deli gibi yükselmiş. 

Ne yapacak kafe işletmecisi, lokanta sahibi? 

Zararına mı çalışacak?

Yoksa kapatıp gidecek mi?

Türkiye’de yaşanan akıl almaz ekonomik krizi birkaç esnaf grubunu suçlayarak izah edemezsiniz. Başımıza gelen her şey ülkenin kötü yönetilmesi sonucudur. 

---

Toplu taşıma kalitesini yükseltin

İlimizde toplu taşıma ücretlerindeki zam talepleri, 31 Mart seçimleri öncesinde kabul edilmemişti ama aradan geçen zaman içinde mazot fiyatlarında büyük artışlar oldu. 

Büyükşehir Belediyesi, minibüsçülere büyük paralar ödeyerek ulaşım ücretlerinde zammı seçim öncesi engelledi. Ama şimdi minibüsçüler yüzde 75’e varan oranlarda zam talebi ile Büyükşehir Belediyesi’nin kapısını çalıyorlar. 

İzmit şehir içinde en kısa mesafede de en uzun mesafede de tam bilet ücreti 13 TL. Minibüsçülerin istediği artış kabul edilirse de 20 TL seviyelerine yükselecek.

Bizim ilimizde toplu taşıma hem çok pahalı hem de çok düzensiz. Aslında önce bu sıkıntıları gidermek ve toplu taşıma hizmetinde kaliteyi yükseltmek gerekiyor. 

Körfez ile Kartepe arasında Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamaya koyduğu Hat 41’de olduğu gibi yolcunun gittiği mesafe kadar ücret ödeyebileceği sistemi il genelinde kurmak gerekiyor. 

Şehir içinde toplu taşıma sisteminin kalitesi yükseltilmeden toplu taşımaya mahkum insanların seslerine kulak verilmeden yapılacak yeni zam bu şehrin insanlarına büyük haksızlık olur. 

Yolcularını durakta saatlerce bekleten ve minibüslerin içinde üst üste yolculuk yapmalarına neden olan mevcut sistemde şehir içi fiyatının 13 TL olması bile büyük haksızlık. Bu rakam bir de 20 TL seviyesine yükselirse insanlar çok büyük tepki gösterebilirler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zerrin Çelik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.