Tügva ve Ensar protokolü

İzmit Belediyesi Meclis toplantısında alınan Tügva ve Ensar vakfı kararları ile ilgili Ak Partili yöneticiler günlerdir açıklamalar yapıyorlar.

Kimisi bu işin doğru olmadığını söylüyor, kimisi haksızlık yapıldığını öne sürüyor, kimisi kanuna aykırı buluyor, kimisi İslami eğitim alan çocuklar hedef alınıyor diyor.

Bunu samimiyetle soruyorum ki bu açıklamaları yapanlar Fatma Kaplan Hürriyet Tügva ve Ensar Vakfı ile ilgili protokolleri iptal etmeseydi, 25 yıllığına yapılan protokolle ilgili acaba en ufak bir bilgileri var mıydı merak ediyorum.

Bu işi şu an sanki dine yapılan bir saldırıymış gibi göstermeye çalışanlar İslami eğitim alan çocuklar hedef alınıyor diyenler acaba gerçekleri açık açık biliyorlar mı?

Bu işin bugün yaşanan boyutuna gelmeden önce biraz ders çalışalım isterseniz.

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan döneminde her iki vakıfla da belediye olarak protokol imzalanıyor.

Bir belediye başkanının görev süresi ne kadardır? 5 sene.

Yani bu görevdeki belediye başkanı bir müessese ile bir vakıfla kaç yıllık protokol imzalayabilir?

Etik olarak kendi görev süresince değil mi? 

Öyle ya diyelim ki bir sonraki dönem kendisi seçilemeyecek, yeni gelecek başkan böyle bir protokolü istemeyecek.

Onun için normali görev süresi boyunca olacak bir protokol imzalanabilir.

Olmaz, olmamalı ama haydi diyelim ki geçerli birkaç sebep bulup bu sözleşme 10 yıllık yapılabilir.

Ama kardeşim iki vakıfla 25’er yıllık protokol imzalamak da neyin nesidir yahu?

Üstelik bu vakıflar neredeyse tüm faaliyetlerini bir siyasi partinin arka bahçesi gibi sürdürüyorlarsa…

Lütfen bir empati yapın ve rolleri değişin, sol görüşlü vakıflarla Fatma Kaplan Hürriyet’in 25 yıllık protokol imzaladığını ve belediyeyi Ak Parti belediyesi almasına rağmen, bu vakıfların binalarından çıkmadıklarını ve bir günlüğüne bile olsa belediyeye kullandırmadıklarını düşünün.

Bakalım bu konuşanlardan bir tanesi bugün söylediklerini aynı samimiyetle dile getirirler mi acaba?

Ayrıca Tügva il temsilcisinin Sabri Yalım Parkı’nda düzenlediği basın toplantısında söyledikleri sanki bu vakıfların vakıf hizmetleri vermek yerine siyaset üretme gayreti içerisinde olduklarının ispatı gibi oldu.

Fatma Kaplan Hürriyet’in hem geçmiş dönemine, hem bugününe, Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve politikalarına kadar sağlam sıkı açıklamalar yaptılar.

Oysa bu vakıflar İslami eğitim alan gençlerin faydalandığı vakıflardı söylendiği kadarıyla gerçi onları savunmak için gerek sosyal medya hesaplarından, gerekse basın aracılığı ile açıklamalar yapan siyasileri mercek altına aldığınızda bunun böyle olmasını da normal karşılıyorsunuz.

Yapılan uygulamanın yanlış olduğunu söyleyen bir milletvekilinin babasının da kendi ailelerine ait böyle bir vakfa sahip olduklarını, vakıf faaliyetlerini devletin ve belediyelerin desteği ile yürüttüğünü; bu vekilin babasının bir süre önce sosyal medya üzerinden genel seçimlerin kaybedilmesi halinde “Her şeyi satın savın, bunlara hiçbir şey bırakmayın” diye Ak Parti yetkililerine tavsiyelerde bulunduğu tarih öyle çok eski bir tarih de değil üstelik.

Açıklama yapan bir başka siyasinin ise yıllar yılı kent insanlarını bir cemaatin çatısı altında toplama çalışmaları yaptığını, okyanus ötesine mesajlar gönderdiğini gazetelerin manşetlerinden izliyorduk.

Oysa bugün bu isimler Tügva ve Ensar gibi iki vakfın belediyenin taşınmazlarına 25 yıl süreli bir protokolle oturtulmalarına değil de bu protokollerin neden iptal edildiğine isyan ettiklerini görüyoruz.

Ne kadar tuhaf ve enteresan duruyor değil mi? 

Bir zaman bu isimlerin savundukları yapıların bir süre sonra devletimiz tarafından terör örgütü olarak tanımlandıklarını düşününce konu başka bir boyuta gidiyor sanki.

Gelelim işin başka bir tarafına…

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ilk meclis toplantısında bu vakıflarla ilgili 25 yıllık protokolün iptali ile ilgili konuşurken İzmit Belediyesi’nin bu vakıflara içinde bulundukları binaları bila bedel verdiği halde bu vakıfların barındırdıkları öğrencilerden ücret aldıklarını ifade etti.

Ülke yönetiminin en üst kademesinde görev alan insanların çocuklarına ait bu vakıfların İslami eğitim alan gençlerden ücret almaları da işin tuhaf olan başka bir tarafı.

İdarecileriyle, siyasi erkleri ve ekonomileriyle bu kadar güçlü vakıfların öğrencilerinden ücret alması bu anlamda tartışılması gereken başka bir konu.

Bütün bunların yanında Fatma Kaplan Hürriyet bu vakıflarda eğitim alan çocukların bu süreçte İzmit Belediyesi’nin güvencesinde olacaklarının da net bir şekilde altını çizdi.

Bana göre şimdi top Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne geçti.

İzmit Belediyesi ile arasında hacim olarak ciddi farklar bulunan KBB, İzmit Belediyesi’nin Ak Parti’nin elinde olduğu dönemde 25 yıllık protokol yapılan bu vakıflara sahip çıkmalı.

Zaten en başı itibariyle de bu böyle olmalıydı…

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait kentin çeşitli yerlerinde dev gibi taşınmazlar mevcut.

Her iki vakfı da buralara taşıyabilir, ikame edebilir ve hatta isterse finanse bile edebilirler.

Ben bunca imkânları ile ilk fırsatta bu işe el atacaklarına inanıyorum.

Bu konuda böylelikle tam manasıyla olması gereken yerde ve olması gereken yapıda olacaktır.

İzmit Belediyesi her iki vakıf için de bugüne kadar milyon üstü paralar harcadığının hiç konuşulmadığı bir iklimde;

KBB’nin her iki vakfı da kendi bünyesi içerisinde değerlendirmesi en azından siyasi olarak daha doğru olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taylan Kubilay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.