Belediyelerden iş bekleyen gazeteciler

1980’li 1990’lı yıllarda Türkiye’de “yerel basın” denilince akla gelen ilk kent Kocaeli’ydi.

Kocaeli yerel basını, gazete satış rakamları, gazetelerin etkinliği, gücü, dürüstlüğü ile örnek gösterilirdi. O dönemlerde bu kentteki gazetecilerin itibarı vardı. Gelirleri de hiç mi hiç fena sayılmazdı.

Bugün Türkiye’de belki de en pespaye yerel medya bizim şehrimizde bulunuyor. Aslına bakarsanız yüzlerce medya kuruluşu var. İnternet gazeteleri, kağıt gazeteler, youtube üzerinden yayın yapan gazeteler, yerel televizyonlar falan...

Kayıtlı veya kayıt dışı yüzlerce kişi bu sektörde çalışıyor. Ama bugün Kocaeli medyasında çalışıp, kendisini mutlu hisseden, kazandığı para ile geçinebilen bir tane insan gösteremezsiniz.

Büyükşehir Belediyesi’nden ve AKP’den beslenen yalama ve yandaş gazetecilerin belki de durumu iyidir. Ama bu sektördeki meslektaşlarımızın çok büyük bölümü, hatta “Yazı İşleri Müdürü”, “Genel Yayın Yönetmeni” gibi sıfatlar taşıyanların da bir kısmı ancak asgari ücret seviyesinde maaş alıyorlar.

Medya kurumlarının devletten resmi ilan alabilmeleri için zorunlu elaman çalıştırması gerekiyor. Bu elemanların da bir bölümünün kıdemli, basın yayın mezunu veya sarı basın kartı sahibi olması gerekiyor. Pek çok meslektaşımız bu özellikleri taşıdığı için medya kurumları da onları mutlak çalıştırmak zorunda oldukları için (aksi halde resmi ilan alamazlar) çalışıyor gözüküyorlar.

Ama dedim ya hepsi mutsuz...

Şu sıralar, yani 31 Mart seçimlerinden sonra yeni arayışlar başlamış. Bazı gazeteci arkadaşlar, artık bu pespaye meslekten kurtulup, kendilerini bir belediyeye atmanın gayreti ve arayışı içerisindeymiş.

Aralarında çalıştıkları gazetelerde ön plana çıkmış isimler, hatta kendi adına internet gazetesi sahibi olan isimler de var.

Rağbette olan belediyelerin başında AKP’den CHP’ye geçen Karamürsel ve Derince belediyeleri geliyor.

31 Mart seçimlerine kadar olan dönemde kendilerini yemleyen, önlerine AKP tarafından ikramlar koyan Büyükşehir Belediyesi’ni ve AKP’ye yaranmak için CHP’li adaylara iftiralar atan bazı gazeteciler bile şimdilerde CHP’li belediyelere girmek için yol arıyorlarmış.

Derince ve Karamürsel Belediyesi’nde özel kalem müdürü, basın müşaviri, basın yayın müdürü olmak isteyen pek çok arkadaşımız varmış. Son seçimlere kadar AKP’ye yaranmak için çırpınan bu arkadaşlar şimdilerde “Ama ben aslında sosyal demokratım”, “Benim ailem yüzyıldır sosyal demokrattır”, “Biz olmasak oralarda tarafınıza neler yazılırdı neler” diye diller döküyorlarmış.

Bakalım CHP’li Karamürsel belediye Başkanı Ahmet Çalık ile Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe, bu kendilerine yalvaran gazetecileri yanlarında işe alacaklar mı?

Doğrusu bu şekilde çalışma şartlarından dolayı mesleğin içinden kim kendisini kurtarır da belediye kapısına kendisini atarsa, onun adına bizler de sevineceğiz. Ama şimdi CHP’li belediyelerde işe girebilmek için çırpınan bu arkadaşlarımız, kısa zaman öncesine kadar AKP’ye yağdanlık olmaktan dolayı acaba biraz vicdan azabı duyuyor, birazcık utanıyorlar mı merak etmiyor da değilim.

Aslı astarı olmayan olayları, gerçekmiş gibi yazıyor ve iftiralar atıyor olduklarını unutuyorlar mı? 

Yaptıkları bunca kötülükten ve yandaşlıktan sonra nasıl oluyor da CHP’den medet umuyorlar gerçekten merak içerisindeyim.

Yol yakınken Karamürsel ve Derince belediyelerinin kapılarını bu sahte arkadaşlara tamamen kapatmasını da rica ediyorum.

Benden söylemesi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğrul Kırankaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Son Kale Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Son Kale hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Son Kale editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Son Kale değil haberi geçen ajanstır.